26 June, 2007

aldım verdim ben seni yenemedim

*Pazar
sabahlara kadar oturmanın sonucu:yataktan kalkamamak
yataktan kalkamayan bizleri,kolumuzdan tutup yataktan atarken pekde mutlu gözüküyolardı canım kuzenlerim... kahvaltı,bulaşıklar ve sonrasında gün boyu oynanan oyunlar. ip atlamalar,voleybol,mendil kapmaca,istop,ortada sıçan....Pepülümle ayrı düştüğümüz oyunda ayrılığa dayanamayan bende yerlere düştüm...mendili kırmızı sanıp boğalar gibi mendile doğru koşarken rakibimin kucağında buldum kendimi,sonrasında mendilin başında hoşbeş ettik acık,tabii ben sıkıldım ve mendili aldığım gibi gerisin geriye giderkene birde baktım yerdeyim,kuş böcek,yıldız... ne varsa onu sayıyom. peşime koşan rakibimde bana acıyo,yazık kız düştü diye. millette beni düşünmüyo hiç.bağırıyolar "ebele ebele" diye...tabi nerden bilsin benim o halde kalkıp bitişe ulaşabileceğimi... ben kendimde bile değilim.kafamı kaldırdım bi baktım bekliyo saf saf...eee fırsat dünyası,fırsatı buldunmu değerlendireceksin.bende öyle yaptım.o aval aval bakınırken etrafa, ben kalktım ve mendili bitişe götürmeyi başardım.

Kazanmak çok güzel birşey yawww :)

haftasonu maceraları.... :P

*Cumartesi
gecenin kör bir vaktinde çalan telefonumu açtığımda kulağımı çınlatan ses yine fondaydı. "yarın buraya gel yoksa ben oraya gelmem" diye çığırıyordu Hayatımın Aşkı.....bizde napalım elimiz mahkum,emir büyük yerden kalktık gittik :) tabii bir sürü iş beni bekliyormuş meğerse,yine sürdüm ellerimi balilere.bizim Hatununda sınavı varmış.O'nu sınava sorularla boğuşmaya gönderirken,bende (çok masum bir şekilde) alışveriş için Fatih'in yolunu tuttum. (laf aramızda çok eğlenceliydi) sıcaktan bunalmış bir vaziyette son mağazalara girip çıkarken bir telefon daha...benimki arıyo!!! çabuk gel sınavdan çıktım...tabii ben tutuştum,"Özlem Abla n'olur gidelim Pepülüm beni kesecek, O'nu bekletmeye gelmez" dedim ama nerdee.bütün mağazaları bitirdikten sonra otobüsümüze binip, Pepülüme kavuştum.Aşkımın sınavı güzel geçmiş ( neden acaba??? ) neyse zor bi hal geldik eve ama birde ne göreyim geçmiş PC'nin başına,Hatun beni aldatıyo,bide gel bak burda kimler var diyo...AFKURRRR!!!!
sonrasında alemin Kralı, Nuri'nin isim babası bizi almaya geldi ama biz kız olarak herzamanki gibi yapılması gerekeni yaparak çok değil 5-10 dakikacık bekleme odasına aldık kendisini.beklenenin altında bir trafik karşıladı bizi.midemizi altüst etme girişimlerinde bulunmaya başladık ama bizdekide maşallah nasıl bir mideyse herşeyi kaldırıyo.çok uğraştık işkembe çorbası ve lahmacun yemekiçin ama kısmet değilmiş napalım..sonunda sağ salim eve vardık.tabi yolculuk daha bitmedi...hazırlandıktan sonra sıra arabaya binmeye gelmişti.benim ön tarafa binmem lazım (alışkanlık işte) ama gelin bunu anlatın bizimkine,yok efendim neden yanıma oturmuyon,Allahtan triplere girmedi bu sefer :) ve trafiğin yok olduğu Allahın bir dağında babacım bana o çok sevdiği ve çok değer verdiği Audi A4'ünü bana verdi.
Asuman Direksiyonda :)
walla benim gibi araba kullananı hayatta görmedim,mükemmelmiyim neyim :P :) aaa bide atlamamak lazım o koltuğa okadar yakışmışımki arka koltukta oturan birileride hep beni kesip duruyodu :P arada bide taş mı yoksa kaya mı, ona benzer cisimler fırlatıyolardı :P
ve hızlı şöfer Asuman eşliğinde yazlığa vardık...nasıl desem bilmemki, özendirmek gibi olmasın şimdi...hamak keyfimi desem,salıncakta sallanmak mı desem, İstanbul kavrulurken bizim asmanın altında bizi serinleten rüzgarımı desem, zeytinyağlı dolmalarımı desem, buz gibi karpuzlarımı desem...nedesem bilmemki :)
Hadımköyü seyrediyorum gözlerim kapalı...... :)

05 June, 2007

bi fotograf çekilebilirmiyiz???!!!...

ay ne güzel şeysin sen
ah gökyüzüm,akşamüstüm
hayranıyım yürüyüşünün
sesinin,bakışının,gülüşünün

ne güzel sözler yaww, bi kızın (yani en azından benim) duymak istediği bütün sözler bu cümlelerde saklı. adam döktürmüş walla...akşamüstüm,gökyüzüm...allaaaaahhhhhh...bende duymak istiyorum sanırım :(

havuzun kenarında
deniz arka fonda
keyif almış bizi
gülmekten ölmekteyiz

işte budur yaff...bizimkiler Caprice'e gidiyolar, tam onlara uygun bu sözler. havuzun kenarında,arkada deniz,el ele-kol kola, keyiften dört hatta beş köşe olmuş bir halde düşünebiliyorum onları.sanırım bir tatili bende hak ediyorum...mümkünse sessiz sakin kimseciklerin olmadığı biryerler olsun....

bu aralar mirkelam dinliyorum (türk sanat müziği dinlemekten fırsat buldukça)
belki O'nun kadar ünlü değilim ama acayip fotojeniğimdir.fotograf çekilebiliriz yani :P ;)

02 June, 2007

neden karşılık beklenirki dünyanın o eşsiz duygularından birini yaşamak için. kıpır kıpırsa için, yüreğin çıkacak gibiyse yerinden, aklımın ucundan bile geçmiyor dediğin anlarda kemiriyorsa beynini O'nun ismi, bastırmaya çalışma sakın hislerini. gönül yaram diyebilmek, ince sızım diyebilmek..... MeCNuN götürülünce Kabe'ye LeYLa'sını unutsun diye, döndü dolaştı dili Yarabbi O'nun sevgisini içimde çoğalt diye.Ferhat gibi sevebilmek,Kerem gibi sevebilmek, Yunus gibi sevebilmek, Tahir gibi sevebilmek işin aslı, Zühre'sini beklemeden...MeVLaSıNa varabilmek....


Tahir olmak da ayıp değil, Zühre olmak da
Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
Bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte
Yani yürekte.
Mesela bir barikatta dövüşerek
Mesela Kuzey Kutbu na keşfe giderken
Mesela denerken damarlarında bir serumu
Ölmek ayıp olur mu?
Tahir olmak da ayıp değil, Zühre olmak da
Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
Seversin dünyayı doludizgin
Ama o bunun farkında değildir
Ayrılmak istemezsin dünyadan
Ama o senden ayrılacak
Yani sen elmayı seviyorsun diye
Elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahir i Zühre sevmeseydi artık
Yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahir liğinden?
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil..

bütün kızlar toplandık gibi....

AşK HiÇBiR AFeTTeN ÖğüT aLMaZ
_MeVLaNa_

PePüL'üm çok sevmiş bu sözü, söyleye söyleye bize de sevdirdi.

01 June, 2007

hayal(et)

geceyi aydınlatan aya inat yüreğimi aydınlatan gözlerine bakabilmeyi,
kulaklarımı sağır edercesine çınlayan seslerin arasından sesini duyabilmeyi,
benliğimi saran kollarında ısınabilmeyi,
günahmış, sevapmış aldırış etmeden; varlığında kaybolabilmeyi,
içinden taşan varlığımı görebilmeyi,
sevgimin ışıldattığı gözlerine bakabilmeyi,
dermansız kalan dizlerinde yatabilmeyi,
sensiz kabuslar ve senli rüyalardan uyandığımda seni yanımda görebilmeyi,
tutup ellerini...
hiç bırakmadan bir ömür boyu!!!,
ardıma bile bakmadan,sana gelebilmeyi
__HAYAL EDİYORUM__


*hayal kurmasına bile izin verilmeyen, izin verilse bile gardiyanların arasında süreli görüşmeler gibi kısıtlı hayallerde yaşayan, benim için değeri tartışılamayacak kadar özel olana.....madem hasretinim, emin ol hasretimsin ;)
az kaldı az...sayılı gün çabuk geçer, _son 57 gün_