23 April, 2007

İtalya yolcusu kalmasın:P

*21 NiSaN
Babam bana bir müjde verdi,müjde mi değil mi çözemedim :S
biz yine bir sülale toplantısının ortalarındayken (saat 02 suları) Babacım yine çıkardı ağzından bir bakla.tabi ben kendimden geçmiş bir haldeyken babamın bitirdiği cümleyle beraber neye uğradığımı şaşırmış bir vaziyette(benimle yine dalga geçiyo sanıyorum tabii) kalakaldım elimde bir bardak çayımla beraber .benim için çok önemli olan ama nedense pekde kaale alınmayan konu pasaportunun süresini uzat denilerek sonuca bağlanmışcasına biranda kesildi ve tekrar maziye doğru hızlı bir geçiş yapıldı.evden nasıl kaçılıp TV izlemek için akrabalara gidildiği,askerlik anıları,nişanlar,sözler,nikahlar,çaylık hatıraları havada uçarken, bende ufak bir tebessümle beraber hala hiçbirşey anlamadan çayları tazelemeye devam ederken birde benim çöpçatanlığıma değinilmeden bitmedi tabi sohbet.sonrasında bana haritadan başka bir yer seçmeye karar verdiler (henüz belli değil hala kafa yoruyolar) gecenin devamına ise "düğün tarihini uzatmaya gerek yok" konusu hakimiyetini sürdürdü.

*22 NiSaN
ben hala bir sorun ortaya çıkacak ve gidemeyeceğim için içimde kalmasını istediğim halde malesef çenem yine rahat durmayarak car car öttü. Duy9u'm aradı gecenin ilerlemek üzere olan vakitlerinde hal hatır sormak birazda Gökhan'ı çekiştirmek için.tabi benim rahat durmamakta ısrarcı olan çenem hemen söyleyiverdi.(Duy9u'nun yüzünü cidden görmek isterdim)önce haa iyi gider bi dolaşırsın diye bi cümle geveledi ağzında sonrasında bana dakikalarca gelen ama aslında 3-5 saniyelik bir duraksamadan sonra "neeeeee??" diye bir ses çınladı güzel kulağımda.(sağır olursam Duy9u yüzündendir)"nasıl yani? kim götürüyo?ne zaman gidiyosun?"türünde sorular ardı arkası kesilmeden devam etti.bıraksa cevap verecemde,nerdeeee...neyse anlattım ayrıntılara girmeden.sonrasında Araf'ı okurken mışıl mışıl uyuyuvermişim...(insanlık hali işte)
*23 NiSaN
buyrun bide burdan yakın.ben diyorum resmi tatil kimse çalışmaz diye.sakalım yokki dinlensin sözüm.kalktık sabahın nurunda düştük yollara.uzatacaz o eşsiz pasaportumun süresini sözde ama nerdeee...bi gittikki adam bugun resmi tatil kimse çalışmıyo diyo,(annem hem bana hemde babama sayıyo tabiki) tabii napacaz bizde geri döndük.ayyyy vitrinlere ne güzel şeyler iliştirmişler öyle bittim walla.annemde bugun sağındanmı kalkmış ne beğendiysen alalım dedi ama Ayşegül Ablamsız hayatta alışveriş yapmam.(kız biliyoya herbişeyi) cumartesi büyük gün ama benim o büyük günde giyebileceğim hiçbişeyim yokk :'( bide düğün için haziran sonu diyolar ablam ve Yavuzu bekleyelim diyo gelin hanım ama onun sözüne bakan kim.onunda benim gibi sakalı yokya haliyle dinleyenide az tabii.....
Türk Hava Yollarına Hoşgeldiniz!!!!
Allahım n'olursun gideyim,bi feth edeyim oralarıda LÜTFEEENNNN

19 April, 2007

1,2,3,4 tamaaaammmmmm

ufkumu genişletebilecek birilerini arıyorum!!!evet yanlış okumadınız ufkumun genişlemesine yardımcı olacak birilerini arıyorum.hayallerimi ve sonu olmayan hedeflerimi limitsiz bir hale dönüştürmeye karar verdim bunun için yardımlarınızı bekliyorum.
bu kararı vermemde en önemli etken fincanın dibinde kalan telveler ve günlük fallarım oldu.(can sıkıntısı işte insan bişiler okumak istiyo :P) hedeflerimi büyütmemin zamanı gelmiş,beni uyarmaya çalışıyo tabii bende çok dinlerim yaaa......bildiğiniz üzere bali kokularının arasında,yorucu bir tempoda işe başladım.(acayip kafa yapıyorum)bütün gün derilere bali sürüp,sac tırnaklıkları yapıştırıp,onları kaplayıp, sabah 8:30 ile 16:00 arası lowetürk 16:00 20:00 arası karmaturka dinleyerek günümü geçiriyorum.(ayrıntılara girmiyorum yer kaplamasın diye :) ) bugun baya bi' hastalıklı bir gün oldu,ıhlamur çayı,kış çayı,pastil,çay,acı biberli çorba.....ne varsa içtim bugun.bide tribal enfeksiyon geçirdim üstüne.amcama bozuldum acık.(pazar günü pierre loti'ye gitmişler bensiz.düşünün yaww BENSİZ!!!!)yarın büyük günlerden birini daha yaşıcaz.
1.'si yarın ıslak kek yiyecezzzz :)
2.'si nişan alışverişine çıkıyoruzzz :))
3.'sü banada ciciler alacazzzz:)))
NOT=(haftaya cumartesi günü yapacağımız nişana ben hariç kimse davaetli değildir).
zuhahahhahaha

10 April, 2007



dün yapılan uzun muhabbetten sonra aklıma sokulan ve hala çoookkk istediğim şeyler...!!!
*mısır ekmeği
*lahana yemeği
*yoğurt
oy oy oy

küçük şeyler

önemlilerimi,değerlilerimi yazmam gereken gönderilmeyecek mektuplar kağıdıma (anladın sen :P) sadace beni mutlu eden şeyleri yazdım.yazarken bile gülmsediğimi ve mutlu olduğumu fark ettim.beni mutlu etmek hiçde sanıldığı yada sandığım kadar zor değilmiş.bir demet papatya, bir demlik çay, şöyle 5-10 kiloluk _KARPUUUZZZ_, bir ağaç gölgesi, krem peynir-simit-ÇAY vs... hep böyle küçük şeylermiş beni gülümseten...zaten Üstün Dökmen Bey Amca hep vıcırdıyodu küçük şeyler küçük şeyler diye. adam boşu boşuna demiyomuş.bide bugun otobüs maceralarıma bir yenisini ekledim :/ uyuya kalmışım meğer otobüste,gözümü araladım bi baktım karşımda afeti şahane bir hatun (erkek olmak varmış) sonra bir defa daha bakmaya korktum çünkü korktuğum başıma gelmiş ve ben durağımı 1,5 durak önce kaçırmıştım.neyse allahtan duraklar arasındaki mesafe az, yürüyeyim dedim. yürüdüm ama o az dediğim mesafe bir uzadıki önümde bir ben biliyom bide BEN!!! neyse eve vardım sonunda.üç sınav sonrasında eve gelip üstünü başını çıkarıp şöyle yatağın üzerine yatıp, gerilmek kadar güzel bişey varmı yawww.bak yine küçük bişey ama ben mutluyummm :) :) _MuTLuYuM!!_MuTLuYuM!!_MuTLuYuM!!_

07 April, 2007

GS'm ALINMASIN___

her taraf siyah-beyaz...gerçektende söyledikleri gibi yer siyah gök beyaz___bittim eridim mum gibi söndüm....Beşiktaş...Beşiktaş...ahhh ahhh olan Rize'me oldu. 7'N bitirdin bizi,,,, inş. küme düşmeyiz,yoksa Babam bana hayatta maç yüzü göstermez bende lig tv'yi izler izler dururum her zamn ki gibi.neyse Beşiktaş J.K. bu yıl iki kupayıda alsın canımı,ciğerimi,yüreğimi,böğrümü,hatta midesi kalkarsa bağırsaklarıma kadar herne varsa yiyebilir,yeterki alsın şu iki kupayıda.Allahım bana bak yaaa yakında Kayseri yada Trabzon için dua etmezsem iyidir.tabi GS'm sen ayrısın,bi başkasın,dört odalı şu yüreciğimi dolduran başköşesinde oturabilen yegane varlıksın lütfen bu yazdıklarımdan ötürü gocunma ok.
GS'li doğmuşum napayım kanıma işlemiş yada zamanında işletmişler ama iyi yapmışlar...ölene kadar yanındayım çünkü ben GALATASARAY'lıyıM......

Kartal Gol Gol Gol



sözde işten ayrıldım,yaklaşık 2,5 aylık bir yatış dönemim var diye düşünüyodum,gözlerimi bir açtım birde ne göreyim bali,tutkal,deri,karton,kağıt,özel bir yapıştırıcı (ve dahasını saymaya gücüm yetmez) kokuları arasında kıvranıyorum.salı günü okulda geçirdiğimiz boş bir günün ardından çarşamba gününü kendimi iyi hissettirecek şeylerle geçirmeye karar verdim.__FİLM İZLEDİm__2 tane film,güzellerdi bi de ohhh dedim vaktim boşa gitmemiş neyse ertesi sabah kesin babamla birlikte giderim derkene kendimi amcamın yanında yukarıda saydığım koku ve şeylerin arasında buldum.sabah 7:30 akşam 8:00. tabi kafayı güzel bir şekilde bulmuşum.hatta bugun evde olduğumdan o hoş kokuları koklayamamaktan ötürü kendimi bir tuhaf hissediyom.neyse birde o anlatmakla bitiremeyeceğim iki günün bana getirisi oldu tabi. RİZE maçına gidiyorum,(çaktırmayın BJK tribününde oturacaz çünkü Rize taraftarı BJK taraftarından sonra gidiyo ve maç geç saatte neyse) ve BJK yensin diye dua ediyorum.+ dün GS'm yenildi ve malesef şampiyonluğu rüyasında göreceği bir sezonda şampiyonluğu sadece hayallerimize ittirdi büyük bir itinayla, onun için döktüğüm gözyaşlarını bir ben bilirim,bir elyaftan yapılmış,başını koyduğunda içine gömülen yastığım ve birde herşeyi bilen ve gören...birde tabi maçın ardından o benim meşhuurr amcalarımın bana düzenledikleri merasimi atlamayalı. adam umreye gidiyo uçağa binmeden beni arıyo geçmiş olsun diye.işte amcaya atsan atılmıyo satsan satılmıyo.birde 18'ime girmenin mutluluğuyla gittim bir sürücü kursuna ve kayıt yaptırdım (ohhhhh bende düüüttt düüüütttt yapacam :P ) mayısta dersler başlıyomuş. neyse tekrar dönelim Rize'min maçına......
Kartal Gol Gol Gollll!!!!!!
Kartla Gol Gol Golll!!!!!!!

03 April, 2007

bugun liseninde biteceğini fark ettim...4 yıl önce başladığım ve nedense hep bitmesini istediğim ama ayların yılların bütün ömrümü bititridiğini sandığım o beton yığınını sevdiğimi fark ettim bugun.nedendir bilinmez kaybedilince anlaşılır onun bizim için değerli olduğu.17,5 yıllık ömrümün en anlamlı,an güzel ve tabiki en kötü zamanlarını geçirdim o arkasından atıp tuttuğum beton yığınında.elif şafak'ın kitabını okuyorum bu aralar.kitabın kahramanı zaman kavramından nefret ediyor ve zamanı başka şeylerle özdeşleştiriyor (bilmem kaç kere bilmem kimin şarkısını dinleyince şuraya varıyorum vs.).bende sevmem zaman kavramını su gibi değil dahada hızlı aktığı için.neyse yarın olduğunda o insanlardan ayrıldığımda elimde ne kalacak diye düşündüm otobüste kazım koyuncu'nun işte gidiyorum şarkısını 5 kez,yalın'ın yeni albümündeki şarkılarıda 1'er kez dinlerken.belki telefon numaraları,her dakka değiştirdiğim msn adresime ekli bazı arkadaşların adresleri, bir iki fotoğraf, bir iki video ve bir iki küslük...hep uyumlu olduğumu düşünen ben için insanların söyledikleri akıl almaz gibi geliyo ne bilim ben severim ben herkesi,herşeyi,kuşu,böceği,kelebeği,acılarla ve ölümlerle biten hikayeleri...ama sevilmezmişim değerlilerim tarafından.meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan diyor ya şair ve o gemide bende olsaydım sözleri geliyor aklıma peşinden.. geminin arkasından bakıp yas mı tutsam yoksa giden gemide olup kararsızlıkla boğuştuğum hayallerime mi dalsam diye karar veremiyorum ve sanırım fire vermemek istiyorum hayatımdan.neyse gülmsemek azım ve şarkı sözlemek avaz avaz...otobüste 55-60 yşlarında bir teyze ve torunu varsaydığım uşak yanyana otururkene çocuk müzik dinlediği kulaklığın tekini teyzeye uzatınca *-aaaa bu yaşta...elalem güler oğlum*derken ben hafif gülmsemeyle kafamı sağa doğru çevirdiğimde gördüm o afet-i şahaneyi...ve sanırım ayranmı yoksa daha sulu mu bilmem ne olduğunu gönlümün ama yine leyla olmuş bir vaziyetteyim.bundan sonra beylikdüzü otobüslerinden başka otobüse binmemeye karar vermekle beraber şükrübey'den önceki durakta inip bi dolanma kararınıda aldım kendi kendime...belkim bir daha rastlarım şu afet-i şahaneye ( tesadüf değil belki bir tevafuk olur diye :P ) ayrıca yine yolda gelirkene (eve doğru) mutlu sonla biten şeyleri neden sevmediğimi düşünürken masalların her zaman mutlu bitmesi gerektiği kanaatine vardım veeee (çok konuştum biliyom ) gökten üç elma düşürdüm...biri banaaaaa,,,,,biri bir gün gelip hayallerimin kara kapkara prensi olup benliğimi tamamlayabilecek şahsa....diğeride artık kendini yedirecek bi enayi bulur!!!! hiç sevmem bu mevsimde elmayı----elma dediğin ekşi olacak,sert olacak bide tuzlayıp yiyecen""""""oy oy oy oy

01 April, 2007

300 SPARTALI



hayatımın filmi desem yalan olmaz heralde...hep sinir olurum sonu mutlu biten hikaye,roman,film vs. ne varsa işte ama bu film manyak bişeydi yaww. kurgusundan kostümüne (özellikle kraliçesinin elbiseleri bi harikaydı) herşey mükemmeldi birde sonunda beklediğim şey olmayınca daha da sevdim filmi. Türkler yapmış olsaydı o filmi kesinlikle sonu şöyle olurdu; Kral Leonidas'ın attığı mızrak tanrı-kralı öldürür daha sonrada arkalarında bir tanrının var olmadığını düşünen köle yada asker (her ne haltsa artık) geri çekilirlerdi yada savaşsa bile hepsi kesin ölürdü tabi adi yunanlı Ephialtes'de kesin cezasını bulurdu ama filmi biz yapmadığımız için olaylar böyle gelişmedi Leonidas tanrıkralıöldürmeyi denediysede başarılı olamadı ve sonunda 300 şavaşçısıyla adı herzaman hatırlanack şekilde hayata gözlerini kapadı. beni etkileyen bi başka önemli sahneyse (ve kesinlikle üzülmediğim ama bittiğim an) Leonidas'ın yakın dostu ve oğlunun o melül melül bakışmalarından sonra çocuğun kafasının gitmesi...adam üzüntüsünün oğluna hiç bir zaman en sevdiği oğlunun o olduğunu söyleyememesini söylediğinde ise ben araya girdim ve O'nu teselli ettim. O'na son bakışını hatırlattım ve o bakışla herşeyi anladığını söyledikten sonra gözyaşlarını silip gerçek bir spartalı gibi davrandı ve savaşçıların başına geçti (yawrm benim bea.. :D ) filmin tek acayibime giden ve daha farklı olmasını istediğim sahnesi ise Leonidas'ın tanrıların yanına çıktığında kahinin yaptığı dans. sanki Azra Akın'ın oynadığı reklam filmi çıktı (ciklet reklamı :P ) bian karşıma dedim noluyoz 15 dakkalık arayamı girdik neyse harcadığım iki saatimin ve verdiğimiz 8 YTL'nin (gerçi bu cumartesi beni can dostum güzel insan sırtladı ama neyse) kesinlikle az kaldığı bu filmi görmeniz hayatınıza katacağınız yeni anlam olacaktır (diye düşünüyom).
tabi bunu bir film olarak görün sadece ilerisini irdelemeyin yoksa atalarımıza hakarete kadar inebiliriz :P
veee son olarak ben Leonidas'tan istiyommmm :'( (gerçi babam Konya'ya kız vermiyo Yunanistan'ı duyunca napar bilmiyom :P )