29 March, 2007

BeN BeNiM____

Beyazım Ben...Bütün renkleri içinde barındıran ama hiç biri olmayan.
Çiçeğim Ben...Ayrı ayrı kokuları olan ama hiçbirşey kokmayan.
Meleğim Ben...Kanatları olan ama uçamayan...
Şeytanım Ben...Kötülük nedir bilmesemde kötü diye tanımlanan.
Karanlığım Ben...Karanlık diye bilinen ama herzaman aydınlığın hatırlanmasına yardımcı olan
Değerim Ben...Herkesde var olan ama bastırılmaya çalışılan.
Sevgiyim Ben...Görülmeyen ama herkesin dilinde,gözünde,kalbinde olan.
Saygıyım Ben...Herkesin içine dolmaya çalışan ama genelde istenmeyen.
Gökyüzüyüm Ben...Bütün hayallere sahip çıkan ama hayallerde var olmayan.
Geceyim Ben...Yanlızları,sahipsizleri koynuma alan ama hep yanlız bırakılan.
Gündüzüm Ben...Herkesin yüreğine ferahlık veren ve yanıma aldığım Güneşimle içlerini ısıtan
Ben işte yaa bildiğiniz gibi
Herşey olan ama Hiçbirşeye benzemeyen...

O'nun gelişi İnsanlık ve Kainat için Cenab–ı Hak'ın en büyük lütfu ve en engin ihsanıdır. Kapkaranlık bir dünya üzerine doğan kirlenmiş kalpleri temizleyen adımlarıyla lutfederek geldi dünya denen misafirhaneye...Yaşadığı sürece gönüllerde billur oldu aktı kaneviçe misali merhamet aşk teslimiyet rüzgarlarıyla Allahın lutuf ve ihsanıyla bizleri yamaçları altında gölgelendirdi. Şimdi dahi Onun getirdiği nurlu iklimlerin havasını soluyor selat ve selamlarımızı binler selam ve dualarla Ravzasına hediye ediyoruz....
İşte bütün bu his ve duygular ile Hz. İbrahim'den İsmail'e intikalle gelen ve Abdulmuttalip'ten Abdullah'a geçen bir altın silsile ile dünyamızı şereflendiren Efendimiz Canımız Biriciğimiz Sevgilimizin doğum gününü tüm hissiyat ve rikkatimizle kutlar Yüce Rabbimizden İslam Ümmetine ve sizlere sevdiklerinize hayırlar bereketler getirmesini diler ve dilenirim...


Kirlenmeye yüz tutmuş gönülleri arındıran bu kutlu zamanın Tüm İslam Ümmetinin affedilmesine zemin hazırlamasını Allahtan niyaz ederim...

Dualarınızı eksitmemeniz bu kutlu günde benide hatırlamanız dileği ile...

sessiz çığlık buna deniyo heralde ( .......)

tam ortasındayım dertlerin, rüzgarın,ilkbahırın habercisi kuşların ve yine baharın olmayan ayak seslerini duymamızı sağlayan,kokmayan belki ama insanın içini açan beyazlı pempeli çiçeklerin.sinir oluyom yaaaa...bu kadar güzelliğin keyfini çıkarmama izin vermeyen, aradan sivrilen insanlara sinir oluyorummm ... istemiyorum onları hayatımda yada MaSaLSı dünyamda.ne bu ya gidecem ulan gidecem bıraksana beni delimidir nedir,,, tamam büyüktür el kalkmaz diyoz ama adamı ayar ediyo illa ne olursun beni gel bi patakla en azından bi zılgıt çek diyo...pufffffff :( ahanda geldi bide üstüne slm verdi. slmını alsan bi dert almasan bi dert...küstüm işte oynamıyorum. gidiyorum yada gönderiyorum seni masal alemimden burada en son var olacak kişi artık sensin...yaktım gemileri dönemem asla...açtım kapılarımı defol dışarı...ne yüzsüz bişeysin yaa gitsene sıkıldım diyom alöööö duymuyonmu. ben bıktım sen bıkmadın bu kaprislerimden, çekilir bişey değilim ben yeter ulan yeter................................

28 March, 2007

KarpuZ ve BeN :)




Bu bir aşk öyküsü biraz acıklı :P
Önce alırsın onu,sararsın kollarına,
Yıkarsın...Vaftiz edilmiş bebek gibi arındırısın,
Üzerinde tek bir toz,toprak kalmasına tahammül edemezsin.
Sonra alırsın bıçağı saplarsın böğrüne,
Bır yarık olurki tam karnının ortasında,O'nu baştan başa ayırır sonra
Sonra görürsün içinde barındırdığı güzelliği,
Bal damlıyor gibi akar kan gibi suları,
Bir kaşık yetişir imdada sonra...Ne senin nede O'nun beklemesi yersizdir artık.
Başlarsın tam orta yerinden, o en güzel nimetin tadını almak için deşmeye...
O'nun soğukluğu vurdukça damağına, eşsiz bir tat yayılır her bir yanına...Sanma ki O yara bere içinde kalmış olduğundan acılar içinde kıvranır,O sana bu mutluluğu verdiği için şükretmektedir O'nu yatarata.çünkü O zaten senin için vardır bu dünyada.çünkü O senin ondaki tadı alarak Yüce Yaratıcıya şükretmeni sağlamak için yaratılmıştır....

KarpuZ ve BeN,mükemmel ikili :D
(ben gibi karpuza aşık olup tadına doyamayanlara) :)))

24 March, 2007

__MaSaL__

Geceye açar akşam sefaları.Ölüme benzer güne vedaları.Deli dolu bir macera bir şölen bir düğün.Kadere kısmet narin hayatları.Işığa uçar bütün pervaneler.Ateşe giderken ne şahaneler.Dönerek acıyla aşkla şu alemi.Yana yana rakseder divaneler.Bir varmış bir yokmuş dünya MaSaLmış.Her yolcudan bu handa hoş seda kalmış.Gökten üç elma düşmüş yuvarlanmış.Herkes payına düşen elmayı almış.Sora sora az gidip uz gidip kaf dağına.Gizini arar saadetin dünyalılar.Günaha yakın dururken bir yanları ne kadar hazin hüzünlü sevdalılar....

Sertap Erener'den _MaSaL(sı)LaR_

21 March, 2007

seni seçtim pikachuuuu :P ;)

Kardeş mecburi arkadaş,
Arkadaş seçilmiş kardeştir.

[ Bende seni seçtiimmm, anladın sen anladınnnn ;) ]

20 March, 2007

Annem bana bir bebek aldı saçları sarıydı,gözleri elaydı
bir gün çıktım adaya çiki çiki adaya,çiki çiki adaya [ne demekse artık :) ]
orda bebeğimi kaybettim başladım ağlamaya,başladım ağlamaya...:'(
onu okşar severdim,çiki çiki beslerdim (nasıl besleniyosa artık çiki çiki diye )
yaramazlık yapıca kulağını çekerdim...(kulağımı çekmeleri nasıl bir etki yarattıysa artık
zamanında oyuncak bebeğin kulağını çekiyomuşuz :S :S )

_MaSaLSı_'nın masal zamanlarından esintiler

_Benim Sevdiğim_

Benim sevdiğim,
Dünümde olmayacak belki ama,
Bugünüm olacak,yarınımda olacak.
Benim sevdiğim,
Arkasından baktığım değil
Yanında olup elini tuttuğum olacak
Benim sevdiğim,
Benim olacak!!!
Öncemde var olmadı belki ama,
Sonramda hep benimle olacak
Benim sevdiğim olacak!, sevenim olacak...

18 March, 2007

Bittin!!!

Yokluğunda sevdim seni,
İçimi yalnızca sen doldurdun.
Yalnız gecelerimde sadece sen vardın yanımda,
Ve sen aydınlattın katran karası düşüncelerimi.
Seninle geçirdim en güzel günlerimi,
Hayalde olsa tuttum o güzel ellerini,
Baktım içinde asla olmayacağım kara gözlerine,
Buluştum seninle gizlice köşe başlarında,
Ve yürüdüm sadece seninle yürümek istediğim yerlerde.
En sonunda düştüm bende,
Hayallerimin zirvesine vardığımda…
Merak etmezsin biliyorum ama yinede söylemek istiyorum;
Düşerken içimde sen vardın her zamanki gibi,
Ve düşeceğim yerde yine içime sinsice girmek isteyen sen.
Sonunda gittin…
Yağmurlar yağdırdın yüreğime
Yüreğim dolunca gözlerim girdi araya
Aktı aktı aktı
Gittin ve sonunda yüreğimde de bittin…


(_MaSaLSı_)

SLN'imin ismiyle verilen ilk haberi ;)



Kurtuluşun bilinmeyen fotoğrafları
250 bilinmeyen cephe fotoğrafının derlendiği 'Bir Hürriyet Türküsü' adlı sergi, Taksim Metro İstasyonu'nda açılıyor. Bugün açılacak sergi 21 gün boyunca izlenebilecek. İstanbul Ticaret Odası, kuruluşunun 125. yılı nedeniyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi'yle ortaklaşa bir sergi düzenledi. 'Bir Hürriyet Türküsü' isimli "Bilinmeyen Kurtuluş Savaşı ve Cephe Fotoğrafları Sergisi" 18 Mart Pazar günü İstanbul Taksim Metro İstasyonu'nda açılıyor. Sergide Kurtuluş Savaşının bilinmeyen yönlerini anlatan ve hiç görülmemiş fotoğraflar yer alıyor. 250 fotoğrafın sergilendiği "Bir Hürriyet Türküsü" 21 gün boyunca Taksim Metro İstasyonu'nda İstanbul halkıyla buluşacak. 14 Ocak 2007 de açılan ve 50 gün halka açık olan "Sarışın Bir kurt" isimli "Bilinmeyen Atatürk Fotoğrafları Sergisi"nin devamı niteliğinde olan "Bir Hürriyet Türküsü" adlı serginin fotoğrafları, gazeteciyazar Fahri Özdemir'in 3200 fotoğraflık arşivinden seçilerek oluşturuldu. İstanbul Ticaret Odası Başkanı Murat Yalçıntaş "Atatürk'ün bilinmeyen fotoğraflarından oluşan "Sarışın Bir Kurt" sergisi büyük beğeni toplamış ve 50 gün açık kalmıştı. İnanıyorum ki bu sergi de dönemin ruhunu kavramaya yardımcı olacak ve halkımızın beğensini kazanacaktır" dedi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ise "Muharebe meydanlarında avuçları kanla dolmuş cansız bedenlere, ayın altında ilerleyen kağnılara, kırık dökük tüfeklere ve daha kim bilir nelere tanıklık etmiş devrin anılarını İstanbul halkıyla paylaşmayı bir borç bildik" diye konuştu.







Selin YANIK / HABER MERKEZİ

( SLN'im hayırlı olsun canım...)

15 March, 2007

KaÇ DeFa?

Ben kaç defa aşık oldum ki,
Kaç defa kötü yaralandım?
Kaç defa ters düştüm gerçeklerimle,
Kaç defa gerçekten sevmiştim?
Kaç defa kandırdım kendimi?
Ben KAÇ'ım?
Kaç defa zorladım inançlarımı?
Kaç defa yoruldum?
Kaç defa öldürdüm kendimi?
Kaç defa öldürüldüm?
Kaç defa seçmek zorunda kaldım?
Kaç defa seçildim?
Kaç defa küfür yedim kendimden?
Kaç defa ben KAÇ'ım dedim?


(Erhan Güleryüz)

ben hiç aşık olmadım!!
ama hep yaralandığımı sandım :S
gerçeklerimden kaçtığım için hiç ters düşmedim gerçeklerimle,
ve hiç sevmedim...
her defasında kendimi kandırdım,
zorlamadan inandım öğretilenlere,
ve hep yorulduğumu sandım...
hep öldürüldüğümü sandım ama,
her defasında kendimi öldürdüğümü hiç düşünmedim!!
hep seçmek zorunda kaldım,
hiç seçilmedim...
ve her defasında içinde bulunduğum hayata da kendimede küfürler yağdırdım....

14 March, 2007

Yokluğunu Biriktiriyorum Artık

geceleri korkutmuyor artık,
yaşartmıyor gözlerimi
verdiğin sözler gelmiyor aklıma
hayaller kurup dalmıyorum uykulara
aldığım nefesin sebebi sen değilmişsin
sen olmadanda alıyormuşum o nefesi
alışkanlığımmışsın vazgeçilmez sandığım
yanılgıya düşmekmişsin sen
yaşamı karartmakmışsın sen
karalar bağlayıp göz açmamakmışsın sen
şimdi yoksun...
hergün bir kenara koyduğum birkaç kuruş gibi
yokluğunu biriktiriyorum artık...
vakti gelince harcamak için.

(_MaSaLSı_)